Girişimcilik, İş Dünyası, Yazılım

14 Yıldır Kullandığım Eski Bilgisayar

Eski Bilgisayar 14 Yıl Dayandı

Eski bilgisayar ama 14 yıl boyunca hem donanımsal olarak hemde yazılımsal olarak bana o kadar şey kattı ki faydasını halen görüyorum. Her insanın eskileri hatırlatacak mutlaka bir şeyi vardır. Benim ki ise eski bilgisayarım oldu. Şimdi ise sizlere 14 yıllık bilgisayar günlüğümden bahsedeceğim.

eski bilgisayar beko
Aldığım ilk beko marka bilgisayar (1700 TL)

Henüz 10 yaşındayken okula bilgisayar gelmişti ve artık bilgisayar dersi görecektik. Bilgisayarı okulda ilk gördüğümde o kadar çok ilgimi çekti ki, ona dokunmak için sabırsızlanıyordum. Sonra anladım ki bilgisayar dersi 4. sınıf ve üstlerine varmış. Ben ise 3. sınıfta olduğum için  bilgisayar dersi göremiyordum ama çok istekliydim. Tabi bu durum beni çok üzmüştü. Arkadaşım yeni bir İnternet kaffe açılmış beraber gidelim mi dedi. Bende tabi ki neden olmasın dedim. O zaman İnternet kaffe de 3 tane oyun vardı. Bunlar counter strike, half life ve fifa 2003 vardı. Bir gün babam İnternet’te takıldığımı duyunca bana kızdı. Bilgisayardan uzaklaşmış ve bundan dolayı baya üzülmüştüm. Nihayet 4. sınıfa geçtim ve artık bilgisayar dersine girebiliyordum. Fakat o dönem de okuldaki bilgisayarın özellikleri ne bakacak olursak; işlemci pentium 3, 32 mb ekran kartı, 128 mb ram gibi özellikler bulunmaktaydı. Fakat oyun oynamak izinsiz bir yerlere girmek yasaktı. Ben yine gizliden İnternet kaffe de oyun oynardım ama babama yakalanma korkusu vardı. Babam bir gün yine anladı ve kızdı. Ağabeyim ile ben babama bilgisayar alması için baya Israr ettik. Tabi babam bu konuda ne kadar dirense de kabul etti. Fakat bir şartla dedi, ders notlarınız düşük gelirse bilgisayarı kaldırırım ve bir daha vermem. Bizde kabul ettik.

beko computer

Ağabeyim derslerinde başarılı olsa da ben hiçte o kadar başarılı değildim. Babamla birlikte beğendiğimiz beko bilgisayarı 1700 TL‘ye aldık. Bilgisayarın özellikleri şöyle; işlemci pentium 4, ekran kartı 64 mb, ram 256 mb ve işletim sistemi windows profesyonel gibi özelliklere sahipti. Tabi o zamanın oyunlarına göre bu özellik muhteşemdi. Ardından karne günü geldi ve babam karnedeki zayıfları görünce bana bilgisayarı yasaklayarak bundan sonra ağabeyin kullanacak dedi. Babam haklıydı derslerimde geri kalıyor zayıf notlar ile geliyordum. O dönem hackerlar gündemdeydi. Her İnternet‘e bağlandığımız da korkarak bağlanıyorduk. Çünkü hep aklımızda şu vardı, ya hacklenirsek. Tabi ben umursamıyordum ama ağabeyim umursuyordu. Bana durum ciddi anlamıyor musun? bu hackerler bilgisayara girerse evin telefonundan her yeri ararlar ve bunun faturasını biz öderiz dedi. Ağabeyim ile birlikte İnternet’e bir sitede dolaşırken karşımıza bir pencere çıktı. İngilizce olarak buraya tıkla yoksa bilgisayarına virüs girecek şeklinde yazıyordu. Tabi ağabeyimin İngilizcesi iyiydi bana okudu. Ağabeyim tıkladı ve yine İngilizce olarak hacklendiniz dedi. Bunun üzerine ağabeyim fişi çekerek ertesi gün format atmayı bilen bir arkadaşını çağırdı. Arkadaşı bilgisayara formatı atarken bende izliyordum ve böylece format atmayı öğrenmiş oldum. Tabi zaman ilerledikçe yeni bilgisayarlar ve bunlarla gelen yeni özellikler ortaya çıktı. Ağabeyim kendine yeni bir bilgisayar aldı ve bu bilgisayarı da bana verdi. O günden bu güne kadar o bilgisayar kaç kere bozulduysa hep yaptım. Mesleğimi seçmemde en büyük faydayı sağlayan o eski bilgisayar oldu. Programlama ve donanımsal olarak bir çok deneyimi bu bilgisayar ile keşfettim. Fakat bilgisayarın ana kartının yanmasından dolayı bilgisayarın artık zamanı geldi dedim ve hurdacıya verdim. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşça kalın…

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.